25 Mayıs 2026 tarihinde, Kemal Kılıçdaroğlu’nun Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanlığına dönüşü sonrası, partinin genel merkezi ile ilgili tartışmalar alevlendi. Kılıçdaroğlu, CHP Genel Merkezi’nin boşaltılması talebiyle avukatları aracılığıyla emniyete başvuruda bulundu. Bu gelişme, güvenlik güçlerinin biber gazlı müdahalesiyle sonuçlandı.
Bu olayların ardından, CHP Ayvalık İlçe Başkanı Hüseyin Şalmanlı, Kılıçdaroğlu’nun partiden ihracı için resmi bir başvuru gerçekleştirdi. Şalmanlı, avukatı Muharrem Saygı aracılığıyla, Kılıçdaroğlu hakkında disiplin soruşturması açılmasını ve kesin ihraç talebini içeren bir dilekçe sundu. Dilekçede, CHP Tüzüğü ve Disiplin Yönetmeliği’nin tüm üye ve organlar için bağlayıcı olduğu vurgulandı ve hiç kimsenin parti hukukunun üstünde olmadığı ifade edildi.
Dilekçede, “Parti örgütlerinin iradesi etkisizleştirildi” ifadesi kullanıldı. Ayvalık İlçe Seçim Kurulu’na sunulan bu dilekçede, Kılıçdaroğlu’nun parti içindeki uygulamalarının ve kamuoyu önündeki açıklamalarının disiplin hukuku açısından incelenmesi istendi. Ayrıca, disiplin süreçlerinin, kurumsal yapıyı korumak adına zorunlu olduğu aktarıldı.
Dilekçenin içeriği şu şekilde özetlenebilir:
1. CHP’nin temel ilkeleri, tüzüğü ve programı, tüm üyeler ve organlar için bağlayıcıdır. Parti içi demokrasi ve hukukun üstünlüğü, CHP’nin kurucu ilkelerindendir.
2. Disiplin işlemi talep edilen Kılıçdaroğlu’nun, görevlerini parti tüzüğüne ve örgüt iradesine aykırı olarak kullandığı belirtilmiştir.
3. Parti örgütlerinin iradesini etkisizleştiren uygulamalar, kamuya açık beyanlar ve parti ilkeleriyle çelişen kararların disiplin hukuku kapsamında incelenmesi gerektiği ifade edilmiştir.
4. CHP Disiplin Yönetmeliği, genel başkan için mutlak bir sorumsuzluk tanımamaktadır. Bu nedenle, disiplin incelemesi yapılması hukuki bir zorunluluktur.
5. Parti hukukunun amacı, bireyler yerine kurumsal yapıyı korumaktır. Hiçbir makam, disiplin hükümlerinin üzerinde değildir.
Başvurunun sonuçlanması halinde, Kılıçdaroğlu hakkında disiplin soruşturması açılması ve gerekli yaptırımların uygulanması talep edilmektedir. Dilekçe, parti tüzüğü, disiplin yönetmeliği ve ilgili belgelerle desteklenmektedir.
Sonuç olarak, Kılıçdaroğlu hakkında disiplin işlemi talebinin ciddiye alınması ve gereken yaptırımların uygulanması beklenmektedir.