İran ile ABD arasında gerçekleştirilen dolaylı müzakerelerle ilgili yeni bilgiler gün yüzüne çıkmaya başladı. İran basınında yer alan haberlere göre, Tahran yönetimi, yıllardır bloke edilen milyarlarca dolarlık fonun önemli bir kısmının hızlıca serbest bırakılmasını talep ediyor. İran’a yakın kaynaklar, müzakerelerde ekonomik yaptırımların kaldırılması ve finansal erişim konularının en kritik maddeler haline geldiğini belirtiyor.
İran’ın yarı resmi Tesnim Haber Ajansı’na konuşan ve müzakerelere yakın olduğu iddia edilen kaynaklara göre, Tahran yönetimi, toplam 24 milyar dolarlık bloke edilmiş varlığın yarısının anlaşmanın hemen ardından serbest bırakılmasını istiyor. Kalan 12 milyar dolarlık kısmın ise 60 gün içinde aktarılması gerektiği ifade ediliyor.
Haberde, taraflar arasında görüşülen çerçeve anlaşmanın 14 maddelik bir mutabakat zaptı çerçevesinde ilerlediği belirtiliyor. İran, özellikle mali yaptırımların gevşetilmesi, petrol gelirlerine erişim sağlanması ve uluslararası finans kanallarının açılması konularında garanti talep ediyor. Uzmanlar, ekonomik unsurların müzakerelerin en hassas noktalarından biri olduğunu vurguluyor.
İran Meclisi Başkanı ve Müzakere Heyeti Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’ın Katar’daki ziyaretinde de bu konunun gündemde olduğu öğrenildi. Görüşmelerde, bloke edilen İran fonlarının serbest bırakılması için mekanizmalar detaylı bir şekilde incelendi.
İranlı yetkililerin geçmişte yaşanan olumsuz deneyimler nedeniyle ABD’ye temkinli yaklaştığı ifade ediliyor. Özellikle önceki yaptırım kaldırma süreçlerinde yaşanan gecikmeler ve uygulama sorunları, Tahran yönetiminde güven sıkıntısına yol açmıştır. Bu sebeple, İran tarafının mali transferlerin somut bir takvime bağlanmasını talep ettiği bildiriliyor.
Küresel piyasalarda dikkatle izlenen bu müzakerelerin enerji fiyatları ve Orta Doğu’daki jeopolitik riskler üzerinde önemli etkiler yaratabileceği değerlendiriliyor. Uzmanlar, tarafların finansal yaptırımlar konusunda ortak bir zemin bulması durumunda müzakerelerde önemli bir ilerleme kaydedebileceğini öngörüyor. Ancak, hâlâ çözülmesi gereken bazı kritik maddelerin bulunduğu da ifade ediliyor.
İran’a yönelik yaptırımların hafifletilme ihtimali, enerji piyasalarında da dikkatle takip ediliyor. İran petrolünün küresel piyasalara güçlü bir dönüşü, petrol arzı ve fiyatlarında değişikliklere yol açabilir. Bu nedenle Washington-Tahran arasındaki gelişmeler, sadece diplomatik açıdan değil, ekonomik açıdan da büyük önem taşıyor.